Milano'daki üniversiteleri, bir de mezunlardan dinleyin!

İtalya, Milano'dan Lisans ve/ya lisanüstü programlardan mezun olmuş öğrenciler

sizler için tecrübelerini burada paylaşıyor.

  • risotto alla turca

Strategic Design Master, POLI.Design (Politecnico di Milano)

Sena Ezgi Duman 2017 yılında, POLI.Design okulunun Strategic Design Master programından mezun oldu.


İtalya’yla ilgili ilk planımı Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü, ikinci sınıf öğrencisiyken yapmıştım. Aldığım sanat ve kültür derslerinin etkisiyle, ben kesinlikle burda yaşamalıyım demiştim. O sene sonunda kısa bir İtalya turuna çıktım. Milano’dan başlayarak, Floransa, Venedik, Roma, Pisa gibi İtalya’nın sanatını ve kültürünü dolu dolu hissedebileceğim tüm şehirlerini gezme fırsatı buldum. Beni en çok etkileyen şehirleri, Floransa, Roma, Milano ve Venedik olmuştu. Açık hava müzesi gibi olan sokaklarda kaybolmaya bayılmıştım. Tüm tarihi dokuyu, kültürel mirası sanki kendim İtalyanmışcasına derinden hissetmiştim ve gerçekten de kültürlerine, melodik diline ve yemeklerine aşık olmuştum. Gezi sonrası Türkiye’ye döndükten sonra, hemen okul araştırmaya başladım. Bölgeleri gezdiğim için az çok yaşam koşullarıyla ilgili fikrim vardı. Kendi bölümümden arkadaşlarımda aynı yaz Naba’da yaz okuluna katılmışlardı. Onlarında fikirlerini alarak, okul ve bölge çemberini daralttım. İtalya’da her şey dışarıdan masalsı gelse de, gerçekte ekonomik koşullar, iş vs durumları sıkıntılıydı. Güneydeki herkes kuzeye doğru göç ediyorken ve bende hayatımın bir dönemini orda geçireceğime göre, eğitim alacağım okulu tamamiyle kuzeyde bir bölgede olmasına dikkat ettim. Dolayısıyla ya Floransa olucaktı, ya da Milano. Zaman geçtikçe araştırmalarım ve edindiğim bilgiler doğrultusunda, Milano’da Politecnico Di Milano’nun Avrupa’da gerçekten adı duyulmuş, başarılı devlet üniversitelerinden birini olduğunu öğrendim. Üniversite son sınıftayken, PoliMi’nin on beş aylık ingilizce master programları olduğunu öğrendim. Açıkçası, tanıdığım tüm iç mimarlar, italya’ya iç mimarlık eğitimi almaya giderlerken, ben kendimi stratejik tasarım masterına başvururken buldum. Ben, tasarım eğitimimin sadece iç mimari projelerle sınırlı kalmasını istemedim. Pencerenin dışından bakarak, tasarım araçlarını öğrenerek, yönetimsel planlamalar, servis tasarımı yada ihtiyaç doğrusunda ürün tasarımı yapmak bana çok daha heyecanlı geldiği için, stratejik tasarım masterına başvurdum.


Beni bir de PoliMi’yi seçme sebeplerimden biri, anlaşmalı yaptıkları workshoplar ve okul sonrası sağladıkları staj imkanıydı. Böylelikle, italya’da iş tecrübesi kazanacaktım ve tanınmış tasarım markalarıyla tanışma ve çalışma imkanı bulucaktım. Mastera kabul sürecim yaklaştık 5-6 aylık bir süreçti. Öncelikle, istenilen tüm belgeleri topladım, sonra online bir mülakata ve daha sonra online yazılı sınava girdim. Yazılı sınav, stratejik düşünebilme ve senaryo geliştirebilme üzerineydi. Benim gibi, işletme eğitimi alt yapısı olmayan biri için zorlayıcıydı fakat onların istedikleri de tasarım altyapısı olan öğrencilere bu eğitimi vererek, onların yaratıcılıklarını geliştirip, daha faydalı, daha yaratıcı çözümler ve senaryolar ürettirmekti. Tüm bunların sonucunda başarılı olunca, kabul aldım.


Milano’ya derslerim başlamadan tam on iki gün önce geldim. Zorlayıcı bir süreçti. Hem, çevremde çok ingilizce bilen italyan yoktu hemde Milano’da Expo 2015 yeni başladığı için ev fiyatları hem aşırı yüksek hemde çoğu doluydu. Okulum, Bovisa kampüsündeydi ve ben öğrenciler için daha canlı bir bölge olan, Navigli’de ev tutmak istedim, fakat okuluma neredeyse 45 dakika uzaklıktaydı ve evlerin çoğu dolu olduğu için mecburen okuluma 5 dakika yürüme mesafesinde olan, göçmenlerin biraz daha fazla yaşadığı Bovisa’da 1+1 dairemi tuttum. Bana bu konuda yardımcı olan Tecnocasa çalışanı, Alessandro adında bir adamdı. Şanslıyım ki, ingilizce bilen bir emlakçıya denk gelmiştim. PoliMi Bovisa’nın kampüsü bir Bilkent Üniversitesi kampüsü olmasa da, keyifli ve eğlenceliydi. Dersler, ilk dönem full time ve aralıksız baya yoğun geçti. Management dersi alırken, MBA masterı yapan MIP öğrencileriyle workshop yaptık ve beraber iş planıyla, ‘Ciocalatte Italiani’ adlı meşhur dondurmacının iş koşullarını geliştirdik. İkinci dönem, workshoplar daha da yoğun geçti. Genel olarak, ürün ve marka stratejileri ve onları daha nasıl geliştirebiliriz diye ilgili çalışmalar yaptık. Verallia, Sirap, Makerland, Steelcase gibi şirketlerle çalıştık. Fabrikalarını ziyaret ettik. Hatta Steelcase workshopu yaklaşık iki ay sürdü ve Belçika’daki Antwerp Management School işbirliğinde yönettik. Önce Belçika’dan onlar geldi, daha sonra biz Belçika, Antwerp’e sunum yapmaya gittik. Bu çok keyifliydi. Orada bir sürü başka arkadaşlarımız oldu.


Sınıf arkadaşlarımız her milletten vardı. Kolombiyalılar, Honduraslı, Tayvanlı, Vietnamlı, Hintli, İtalyanlar, Amerikalı, Arjantinili, İspanyollar ve tabiki Türkler vardı. :) Çok uluslu bir sınıftık ve çok keyifliydi. Master sonrası stajı okul bulacak dahi olsa da biraz zorlayıcı bir süreçti. Şirketler, maaşlı çalıştırmıyorlar yasal hakkımız olsa da, yemeğini herkes evinden getiriyor ve ofiste yeniyor. Tüm bunların dışında çalışma saatleri yorucu değildi. Çalışanlarına biraz geçici gözüyle bakıyorlar ve tasarımcı anlamında çok bolluk olduğu için, ucuza çalıştırıyorlar. Bu deneyimimden sonra İtalya’da yaşamakla ilgili tüm fikirlerimi gözden geçirdim. Eğer işletme, bankacı gibi bir bölüm bitirip, o alanda çalışmak istiyorsanız, iş ve maaş anlamında tatmin edici fırsatlar karşınıza çıkabilir.


Bunun dışında, tanıdığım çoğu İtalyan, Amerika, Kanada yada kuzey avrupa ülkelerine göçmek yada buralarda iş bulmaya çalışıyorlardı. Ekonomi ve iş koşulları çok parlak değil. Bu yönden hayal kırıklılığı yaşamıştım. Bürokrasisi ve iş anlamında koşulları zorlayıcı olsada yaşam anlamında keyifli ve eğlenceli bir şehir Milano. Tam öğrenci şehri diyebilirim. Bu master ve yaşadığım on beş ay, bana ömrüm boyunca edinemediğim deneyimler ve tecrübeler kazandırdı. Eğer tüm bu yaşadıklarımı tekrardan başa sarsalar ve tekrardan yaşar mısın? deseler, hadi play’e bas! derim. Ben herkese imkanları dahilindeyse, yurtdışında eğitim almalarını tavsiye ederim. İnanılmaz bir deneyim. Ve herkese tüm başvurularında kolaylıklar dilerim.



Sena Ezgi Duman

İç mimar, İzmir

318 görüntüleme
  • Facebook
  • Instagram

Hakkımızda

risotto alla turca ™ Milano'ya gelmek isteyen veya burada yaşayan türklere yardım etmek amacıyla Çağıl Aygen tarafından kurulmuş ve tasarlanmış bağımsız bir kuruluştur. Sitede yer alan bütün bilgiler araştırılarak ve tecrübe edilerek elde edlimiştir. Her kurum veya kuruluş burada yazılan bilgilerin dışında güncel değişiklikler yapmış olabilir.